Balkanlar'In Yeni Hakimi: Yunanistan

 

Akşam 14.04.2002
 
Balkanlar'ın yeni hakimi: Yunanistan
 
11-13 Nisan tarihlerinde Selanik'te Balkan ülkelerine yönelik önemli ve kalabalık bir toplantı yapıldı. Düzenleyenler Yunanistan'ın Ana Muhalefet Partisi Nea Demokratia (Yeni Demokrasi), Avrupa Parlamentosu'nda en kalabalık grubu oluşturan merkez ve merkez sağ eğilimli Avrupa Halkçı Partiler Birliği (1) ve Anavatan Partisi'nin 1985'den beri üyesi, Sayın Mesut Yılmaz'ın da 1991'den beri Başkan Yardımcısı olduğu Avrupa Demokratik Birliği idi.
 
Katılanlar ise 40 ülkeyi temsilen 80 siyasi parti ve 7 uluslararası kuruluş ve vakıftı.
 
'Güneydoğu Avrupa'da Demokrasi-istikrar işbirliği' konu başlıklı Konferansa Balkanlar'dan 12 ülke ve 30 siyasi parti katılırken, Bosna-Hersek 4, Sırbistan 6 siyasi partiyle temsil ediliyordu. Bu sayılar Balkan ülkelerindeki siyasi dengelerin ne kadar hassas olduklarının örnekleridir.
 
Bu konferans vesilesiyle bilmemiz gereken önemli noktalar var; Avrupa Birliği, Balkanlar deyimini kaldırarak yerine Güneydoğu Avrupa tanımını getiriyor. Yunanistan ve Türkiye de bu tanıma dahil. Gazetelerde Türkiye ile ilgili haberler dahi Güneydoğu Avrupa başlığı altında veriliyor.
 
Amaç Balkanlar adının akıllarda oluşturduğu kavga-çatışma görüntüsünü yok etmek olduğu kadar etnik kimliklerin keskinliğini Avrupalı adıyla yumuşatmak. Doğal olarak bundan Yunanistan karlı çıkıyor. Zira sorunlu olduğu Arnavutluk, Kosova, Makedonya gibi komşularıyla ilişkilerini Avrupa Birliği sırtından çok hızla geliştirip iyileştiriyor.
 
Selanik, bölgenin başkenti ilan edilirken Nea Demokratia Partisi'nin kurduğu Karamanlis Vakfı, İngiliz (Webminster), Fransız (Robert Schumann), Alman (Hans Seidel) gibi siyasi parti vakıflarının başını çektiği çalışmalarla bölge partileriyle başlatılmış olan işbirliği kapsam ve derinlik kazanıyor.
 
Yunanistan'ın sağ partisi bu çalışmaları gerçekleştirirken, sol PASOK Hükümeti de 2000-2004 arası 350 milyon doları Arnavutluk, Makedonya, Bulgaristan, Romanya ve Kosova'ya tahsis ediyor. Para, Avrupa Birliği'nden, meyveleri toplamak Yunanistan'dan. Bu gelişmelere karşın (EDU üyesi Anavatan Partisi ve Balkanlar'da Demokrasiyi Geliştirme Girişimi üyesi Türk Demokrasi Vakfı dışında) Türkiye'nin bu siyasi gelişmelere seyirci olmaktan başka yaptığı hiçbir ciddi kurumsal hareketi yok. Tarihimizin en güzel parçasını oluşturan Balkanlar'da Batı ülkelerinin devlet, hükümet destekli vakıf, dernek ve kuruluşları cirit atmaktadır. Açtıkları şubeler, sürekli düzenledikleri seminer, konferans ve eğitim programlarıyla, oluşturdukları siyasi ilişki ve bağlarla Balkan ülkelerine iyice yerleşmiş durumdalar. Verdikleri hizmetler siyasete susamış Balkan siyasi partilerince adeta kapışılmaktadır.
 
Benzer ilk konferans 2000 yılında 25-26 Şubat tarihlerinde yapılmış ve toplantıda Avrupa Halkçı Partiler Birliği Başkanı ve 1987'de Lüksemburg zirvesi öncesi Helmuth Kohl'ün desteğiyle Türkiye'nin AB'de yeri olmadığını söylemiş olan W. Martens'in 'Türkiye'nin yalnız AB içinde değil Helsinki'de şekillendirilen yeni Avrupa mimarisi içinde yerini almasını diliyoruz' şeklinde açılışta yaptığı konuşmaydı. Kapanışta Nea Demokratia Genel Başkanı Karamanlis'in yanında bu mesajı tekrarlaması ve 'ilk defa PPE Başkanı Türkiye'nin tam üyeliğine destek verdiğini açıklıyor ve bunu Yunanistan'da yapıyor' demesi mesajına ayrı bir önem kazandırmıştı.
 
Yunanistan ikinci toplantıyı Balkanlar'ın siyasetin tek ve yegane hakimi olarak düzenliyor. İlk toplantıyı 18 ülke ve 28 siyasi partiyle gerçekleştiren Nea Demokratia, 2 yıl sonra 40 ülkeden 80 siyasi partiyi Balkanlar'da siyasi istikrar için bir araya getirebiliyor.
 
(1) PPE-Halkçı parti deyimi Avrupa'da merkez, merkez sağ partiler için kullanılan bir deyimdir.