Karşı Komplo Teorileri

Vatan 04.05.2005
 

Karşı Komplo Teorileri

 
Helmut Kohl'ün torunu...
 
Bakınız, Türkiye'ye karşı olmak, Türkiye'ye yanlışlık yapmak Avrupalı liderlere pek yaramıyor, sonunda kazdığı çukura kendisi düşenden tutun da bükemediği bileği öpene kadar çeşitli tiplerle karşılaşıyoruz.
 
1997'de Avrupa Birliği'ne üyeliğimizi önlemek için yoğun çaba harcayıp Lüksemburg'ta aleyhimize karar çıkartan Helmut Kohl, bir süre sonra bulaştığı parasal yolsuzluk nedeniyle parti başkanlığından ayrılmak zorunda kaldı. Sonra da "Avrupa Birliği'nde yeri yoktur" dediği Türkiye'ye kız istemeye geldi ve bir Türk gelin sahibi oldu. Belki de şu anda dizinde Türk asıllı torununu zıplatıyordur. inşallah çok sayıda torunu olur, içlerinden biri de dedesinin yolunda gider ve bir gün Almanya'ya Başbakan seçilir. Neden olmasın?..
 
Kohl'ün partisi CDU'nun şu andaki Doğu Almanya kökenli Başkanı başarısız Angela Merkel'in yerine daha şimdiden Berlin'de büyüyen bir kızımızın, Emine Demirbüken'in adı geçiyor.
 
Valery Giscard'ın başına gelenler
 
Başka bir ikilemi Fransa'nın eski Devlet Başkanı Valery Giscard d'Estaing (VGE) yaşıyor. Bu zat-ı muhterem bir zamanlar, insan eti yediği ithamıyla dahi karşı karşıya kalmış Afrikalı diktatör Bokas-sa'dan yüklü miktarda elması hediye olarak kabul etmekle ünlenip siyaseten sönmeye yüz tutmuştu. 2001'de Avrupa Birliği'ni basamak olarak kullanarak tekrar sahneye çıktı ve Birliğin anayasasını hazırlayan grubun başkanlığını yaptı.
 
Türkiye'ye hiç gelmemiş, Türklerle ciddi hiçbir teması, görüşmesi olmamış Giscard, siyasi yaşamının son yıllarını "Türkiye'nin AB'ye üyeliğini engellemeye" adamıştı.
 
Şimdi de bildiğiniz gibi Fransa'da oylanacak olan, Bay Giscard'ın manevi babası olduğu Avrupa Anayasası'na Fransızlar en son anketlere göre yüzde 55 oranında hayır diyecekler.
 
Bu yüksek "hayır" oranının başta gelen nedeni, Fransızların "Anayasa'ya hayır demekle Türkiye'ye de hayır demiş olacaklarını" sanmaları.
 
Sonuçta, hediye elmas sever Bay VGE'nin üzerine titrediği Avrupa Anayasası, geçmişte Fransa'da ektiği Türk aleyhtarlığı tohumlarının filizlenmesinden dolayı belki de reddedilecek!
 
Bayrou'nun gönderdiği mektuplar
 
Bayrou adındaki diğer bir Türk karşıtı ise Fransa'daki Ermenileri ikna edebilmek için "anayasaya evet derseniz yarın soykırım iddialarınızı pekiştirecek hukuki altyapı elde edersiniz" mektupları gönderiyor. Bu Bayrou'nun da geleceğini pek parlak görmüyorum! Yarın biz de bu mektupları "tarihte olmamışın siyaseten oldurtulmuş kanıtları" diye kullanırız.
 
D'Alema, Saddam vs...
 
Terör elebaşısına kol kanat germeye çalışmış İtalya Başbakanı'nı hatırlayan var mı?
 
1980'lerin sonunda Bulgaristan'daki soydaşlarımıza mezalim başlatan Jivkov'un, geçmişte bizi sürekli tehdit edip küstah davranan Saddam'ın sonları malum.
 
Çadırında Necmettin Erbakan'ı aşağılamış Libya lideri şimdi süt dökmüş kedi gibi (bu kedinin sayın Başbakanla bir alakası yoktur. Peşinen belirteyim de sonra başım derde girmesin).
 
Düne kadar cakasından yanına yaklaşılmayan Suriye'nin gündemi bugün Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nı ağırlama programlarıyla dolu.
 
Daha geçmişe gidersek, İran Şahı Rıza Pehlevi'nin petrol parasıyla şımarıp bizleri nasıl küçük gördüğünü, sonra da ölümcül hastalığının tedavisi için gidecek ülke dahi bulamadığını hatırlayabiliriz.
 
Kıbrıs'ta, kardeşlerimize mezalimi yaşam nedeni saymış Makarios'u kendi halkı bile unutmuşken sayın Rauf Denktaş, bugün New York özgürlük anıtını kıskandıracak kadar abideleşmiş bir lider olarak dimdik ayakta.
 
 
 
 
Keyifli beyin jimnastiği
 
Ülkemizin sanıldığı ya da gösterilmek istendiği gibi zayıf olmadığına inanan ve eli kalem tutan herkesi bu karşı komplo teorilerimizi geliştirmeye davet ediyorum:
 
Almanya'nın başına hangi Türk geçecek?
 
Ortodoks Gagavuz Türklerinden neden bir patrik çıkmasın?
 
Türk ve Türkiye aleyhtarlarını bekleyen doğal tehlikeler nelerdir!
 
Öyle değil mi, biraz da bizler başkalarıyla tatlı tatlı dalga geçelim...
 
Bülent AKARCALI